| 12.06.2026 |
| . |
Tepebaşı’nda "Yerinde" Konteyner Yıkama Çilesi: Temizlik mi Yapılıyor, Yoksa Çevre Kirliliği Sokaklara mı Saçılıyor?Tepebaşı Belediyesi, yaz aylarının gelmesiyle birlikte haşere ve kötü kokunun önüne geçmek amacıyla ilçe genelindeki 10 bin çöp konteynerini dezenfekte edeceğini büyük bir reklam kampanyasıyla duyurdu. Ancak belediyenin "modern araçlarla hijyen" olarak sunduğu bu çalışmanın perde arkası, sokaklarda çok daha büyük bir halk sağlığı skandalına davetiye çıkarıyor. Konteynerlerin merkez depolar yerine doğrudan bulundukları sokaklarda, halkın gözü önünde yıkanması, konteyner içindeki tüm mikrobik atıkların ve kimyasal ilaçların sokaklara akmasına neden oluyor. Tepebaşı’nda Kaş Yaparken Göz Çıkarıldı: Konteyner Temizliği Sokakları Kimyasal Batağa Çeviriyor ve Kontejner Üzerindeki Temizlenen Atıklar Sokağa Dökülüyor Tepebaşı Belediyesi, "Daha temiz, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir Tepebaşı" sloganıyla kırsal ve merkez mahallelerde başlattığı yaz dönemi temizlik çalışmasını basına servis etti. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın da bizzat "Her türlü riske karşı sahadayız" diyerek savunduğu bu çalışmada, çok ciddi bir mühendislik ve lojistik hatası göze çarpıyor. Saha gözlemleri ve vatandaşların şikayetlerine göre, temizlik ekipleri çöp konteynerlerini toplayıp sterilize edilmiş istasyonlara götürmek yerine, işlemi doğrudan konteynerin bulunduğu kaldırım kenarında, sokak ortasında gerçekleştiriyor. Bu durum, çevre sağlığını korumaktan ziyade, halihazırda var olan kirliliği geniş bir yüzeye yaymaktan başka bir işe yaramıyor. Yıkama Suları ve Atıklar Doğrudan Asfalta ve Mazgallara AkıyorBelediyenin "modern" olarak nitelendirdiği araçlar konteynerleri sokak ortasında yıkarken, hazneden taşan veya işlem esnasında etrafa saçılan kirli sular doğrudan mahalle aralarındaki asfalta, kaldırımlara ve yağmur suyu mazgallarına dökülüyor. Çöpün içinde günlerce bekleyen organik atıklar, bakteriler ve parazitler, bu yıkama yöntemiyle birlikte tüm sokağa sıvı formda enjekte ediliyor. Günün sonunda konteyner dışarıdan temiz görünse de etrafa yayılan mikrobik su birikintileri buharlaşarak havaya karışıyor, çocukların oyun oynadığı kaldırım kenarlarında kalıcı bakteri yuvaları oluşturuyor. Üstelik bu kirli suların arıtma tesislerine gitmesi gereken kanalizasyon yerine, doğrudan yağmur suyu hatlarına sızması, kentin su kaynakları için de gizli bir tehdit barındırıyor. İlaçlama ve Dezenfeksiyon Kimyasalları Sokak Hayvanlarını Tehdit EdiyorBültende övülerek anlatılan "ilaçlama ve dezenfekte" süreci, sokakta yapıldığı takdirde çevre felaketinin boyutunu daha da artırıyor. Haşerelere karşı kullanılan ağır kimyasal dezenfektanlar ve biyosidal ürünler, sokak ortasında açık havada sıkıldığında rüzgarın da etkisiyle çevreye yayılıyor. Bu durum hem sokakta yürüyen vatandaşların bu kimyasalları solumasına neden oluyor hem de sokak hayvanlarının (kedi ve köpeklerin) bu zehirli atık sularla temas etmesine, hatta bu sulardan içerek zehirlenmesine yol açıyor. Çevre sağlığını koruma iddiasıyla yola çıkan bir belediyenin, sokak ekolojisini bu denli hiçe sayan bir yöntemi "modern belediyecilik" olarak pazarlaması tam bir ironi oluşturuyor. Dünyada ve Modern Belediyecilikte "Değişimli İstasyon" Modeli UygulanıyorTepebaşı Belediyesi’nin bütçesinden milyonlarca lira harcanarak yapılan bu çalışmanın çağdaş belediyecilik standartlarıyla uzaktan yakından alakası bulunmuyor. Dünyadaki modern kentlerde ve Türkiye’deki vizyoner belediyelerde bu süreç "Konteyner Değişim Sistemi" ile yürütülüyor. Bu sisteme göre; temizlik aracı sokağa temiz, dezenfekte edilmiş boş bir konteyner bırakır; kirli olan konteyneri ise arkasındaki özel hazneye alarak doğrudan belediyenin merkez yıkama şantiyesine götürür. Şantiyede, kapalı devre arıtma sistemine sahip ünitelerde yıkanan konteynerlerin atık suları filtre edilir ve çevreye bir damla bile kirli su sızdırılmaz. Tepebaşı Belediyesi ise konteyner nakliyatından ve iş gücünden kaçmak için tüm pisliği sokağın ortasına boşaltmayı tercih ediyor. Ahmet Ataç ve yönetiminin, halk sağlığını doğrudan tehdit eden bu ilkel "yerinde yıkama" yönteminden vazgeçip geçmeyeceği merak konusu. Tepebaşı belediyesi sosyal medya hesaplarında paylaşılan videolarda da temizliğin yapıldığı sırada araç trafiğinin devam ettiği ve yıkama sularının yerlere aktığı açıkça görülüyor. Pisliğinden arındırılan kontejnırın üzerindeki pisliklerin sokağa saçıldığı bu çalışma, temizlik mi yoksa çok daha tehlikeli bir çevre kirliliği mi? |
| Gönderen: haber 466 defa okundu |
| Son Haberler | |
| Nebi Hatipoğlu Mevcut Yönetimi Topa Tutti: İskelet Kadro Korunamadı | |
| Ahmet Dönmez’den Demokrasi Dersi: İşinize Gelince Hakim Var, Gelmeyince Saray Yargısı! | |
| ESTRAM Ulaşım Şirketi mi, Personel Ofisi mi? Başkan Ünlüce’den Zarar Açıklaması | |
| Çocuklar Yarıştı Aileler Eğlendi: Herkes İçin Spor Federasyonu’ndan Eskişehir’e Dev Etkinlik | |
| Anadolu Üniversitesi Öğrencilerinden Unutulmaz Yıl Sonu Gösterisi | |
| Anadolu Üniversitesi Mikro Yeterlilikler ekosistemini tanıttı | |
| Sınava saatler kala kritik ‘beslenme’ uyarısı! LGS ÖNCESİ BU BESİNLERE DİKKAT! | |
| Bilinçsiz Vitamin ve Takviye Kullanımına Dikkat! Yarardan Çok Zararı Olabilir | |