| 8.07.2026 |
TÜİK’ten Kritik Rapor: Türkiye’de Her 3 Ölümden Biri Kalp ve Damardan!Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı ölüm istatistikleri, acı bir halk sağlığı gerçeğini yeniden gözler önüne serdi. Verilere göre, Türkiye’deki ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıklarından (kalp ve damar rahatsızlıkları) kaynaklandı. Uzmanlar, bu karamsar tablonun aslında harekete geçmek için büyük bir fırsat olduğunu; çünkü kalp hastalıklarının yüzde 90’ının erken tanı ve sağlıklı yaşamla önlenebileceğini belirtiyor. 40 Yaşını Geçenler Dikkat: Herhangi Bir Şikayetiniz Olmasa Bile Kontrole Gitmelisiniz Değiştirilebilir Risk Faktörleri Toplumu Kuşatmış DurumdaTÜİK’in verilerini değerlendiren Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi'nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, ölümlerin zirvesinde yer alan dolaşım sistemi hastalıklarının temelinde birden fazla etkenin yattığını belirtti. Yaşlanan nüfusun yanı sıra toplumda sağlıksız beslenme alışkanlıklarının çok yaygın olduğunu vurgulayan Koylan; değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmamasının ölüm oranlarını tırmandırdığına dikkat çekti. Bilim Dünyasından Net Mesaj: Kalp Hastalıklarının %90'ı ÖnlenebilirTÜİK raporunun toplumda bir umutsuzluk yaratmaması gerektiğini, aksine koruyucu sağlık hizmetleri için bir uyarı fişeği olduğunu söyleyen Prof. Dr. Nevrez Koylan, dünyaca ünlü tıp merkezlerinin verileriyle umut veren açıklamalarda bulundu:
Kalbini Korumak İsteyenler İçin 5 Altın KuralProf. Dr. Koylan, kalp krizi ve inme gibi ölümcül olayların dikey olarak şu adımlarla büyük ölçüde azaltılabileceğini ifade etti:
40 Yaşından Sonra Şikayet Beklemeyin!"Benim hiçbir şikayetim yok, turp gibiyim" algısının kalp hastalıklarında yanıltıcı olabileceğini belirten Prof. Dr. Nevrez Koylan, 40 yaşını dolduran her bireyin hiçbir belirti olmasa dahi mutlaka kardiyovasküler risk değerlendirmesinden geçmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu rutin kontrollerde; düzenli tansiyon ölçümü, açlık kan şekeri, lipid profili, bel çevresi ölçümü ve aile öyküsü detaylıca inceleniyor. Başlangıç için dinlenim EKG'si (elektrokardiyografi) yeterli olurken; ekokardiyografi, efor testi ve ritim holteri gibi ileri tetkikler ise rutin olarak herkese değil, kişinin taşıdığı risk durumuna göre uzman hekim tarafından planlanıyor. |
| Gönderen: haber 326 defa okundu |
| Son Haberler | |
| ARİNKOM TTO’da Kalite Onayı: ISO 9001 Denetiminden "Sıfır Uygunsuzluk"la Geçti | |
| Vefatının 300. Yılında Büyük Vefa: BEBKA’dan İsmail Hakkı Bursevî Eseri | |
| Tepebaşı Belediyesi’nde Nepotizm İddiası: "Çalışmayan Kaldı, Çavuş İstifa Ettirildi" | |
| Anadolu Üniversitesi Kültürel Mirasını Ohrid’de Dünyayla Buluşturdu | |
| Su İçemeyenlerin İmdadına Yetişen Çözüm: Yaz Yorgunluğunu Detoks Sularıyla Atın | |
| Türkiye’nin Bir Numaralı Katili Değişmedi: TÜİK Verilerinde "Dolaşım Sistemi" Alarmı! | |
| Dijital Bakıcı Dönemi Bitiyor: Çocuğunuzla Ekran Karşısında "Medya Sözleşmesi" İmzalayın! | |
| "Sözde" Vizyonerlere Özde Belediyecilik Dersi: Gaziantep’ten 20 Bin Bahçeli Ev Hamlesi! | |
| Kod Yok, Beklemek Yok: Togg Kullanıcıları İçin Otomatik İndirimli Şarj Dönemi Başladı | |
| Diyanet Dijital’den Ücretsiz Hizmet: Adım Adım Kur’an Eğitimi YouTube’da Yayında! | |