| 3.02.2026 |
Onkoloji dünyası, 4 Şubat Dünya Kanser Günü öncesinde "Minimal Rezidüel Hastalık" (MRD) teknolojisine odaklandı. Memorial Şişli Hastanesi Onkoloji Merkezi’nden Prof. Dr. Serkan Keskin, klasik görüntüleme yöntemleri olan MR, PET ve BT testleri "normal" çıksa bile vücutta sessizce dolaşan kanser hücreleri olabileceği konusunda uyardı. Bir Tüp Kan ile Geleceği Öngörmek Mümkün Geleneksel testlerin algılayamadığı kadar küçük hücrelerin tespiti artık "likit biyopsi" temelli moleküler analizlerle yapılabiliyor. MRD testi sayesinde;
Prof. Keskin, başarının sadece tümörü yok etmek değil, geri dönmesini engellemek olduğunu vurgulayarak; "Doğru hastaya, doğru zamanda, doğru tedavi" yaklaşımının artık gen düzeyinde yönetildiğini belirtti. Kanser tedavisi gören pek çok hasta için en rahatlatıcı cümle şudur: “Bütün tetkikleriniz normal.” Ancak modern tıbbın geldiği noktada, bu cümle her zaman sürecin tamamen sona erdiği anlamına gelmeyebiliyor. MR, PET ve rutin kan testlerinin normal olması, vücutta hastalığa ait hiçbir hücre kalmadığını kesin olarak göstermeyebiliyor. Çünkü bazı kanser hücreleri, görüntüleme yöntemlerinin ve klasik testlerin algılayamayacağı kadar küçük ve sessiz bir şekilde dolaşımda varlığını sürdürebiliyor. İşte bu noktada moleküler analizler devreye giriyor; Minimal Rezidüel Hastalık (MRD) olarak adlandırılan bu görünmez risk, yalnızca bir tüp kan üzerinden tespit edilebiliyor. Özellikle yüksek riskli kanser türlerinde ve tedavi sonrası takip sürecinde MRD, hastalığın yeniden ortaya çıkma ihtimalini önceden öngörmeye imkân tanıyan son derece önemli bir gösterge haline geliyor. Memorial Şişli Hastanesi Onkoloji Merkezi’nden Prof. Dr. Serkan Keskin, 4 Şubat Dünya Kanser Günü öncesi kanser takibinde MRD testi ile ilgili bilinmesi gerekenler hakkında bilgi verdi. Görüntüleme ve klasik testler her zaman yeterli mi? Kanser şüphesi olan ya da kanser tanısı almış hastaların takip sürecinde Manyetik Rezonans (MR), Bilgisayarlı Tomografi (BT), PET-CT ve ultrason gibi görüntüleme yöntemleri sıklıkla kullanılmaktadır. Buna ek olarak bazı kan testleri ve tümör belirteçleri ile hastalığın varlığı ya da yokluğu değerlendirilmektedir. Bu yöntemler modern tıbbın vazgeçilmez araçlarıdır ve çoğu zaman doğru yönlendirme sağlamaktadır. Ancak klinik pratiğin ortaya koyduğu önemli bir gerçek vardır: Tüm bu tetkikler normal olsa bile, hastalık moleküler düzeyde tamamen ortadan kalkmamış olabilir. Tedavilerini tamamlamış, ameliyat olmuş ve “tam yanıt” aldığı düşünülen bazı hastalarda yıllar sonra nüks görülmesi, bu durumun en somut göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. MRD testi gizli kalmış kanser hücrelerini ortaya koyuyor Minimal Rezidüel Hastalık, tedavi sonrasında vücutta kalmış olabilecek çok küçük sayıdaki tümör hücrelerini ifade etmektedir. Bu hücreler klasik görüntüleme yöntemleriyle ya da rutin kan testleriyle saptanamamaktadır. Ancak genetik ve moleküler düzeyde yapılan ileri analizler sayesinde kandan tespit edilebilmektedir. MRD değerlendirmesi için yalnızca bir tüp kan alınmakta ve bu örnek genetik laboratuvarlara gönderilmektedir. Kanda dolaşan tümör DNA’sı veya tümör hücreleri, belirli eşik (cut-off) değerlerine göre analiz edilmektedir. Bu eşik değerin üzerinde saptanan sonuçlar, hastalığın ilerleyen dönemde yeniden ortaya çıkma ihtimalinin yüksek olduğunu göstermektedir. Nüks riski önceden görülebilir mi? Güncel bilimsel veriler, MRD pozitifliği saptanan hastalarda ilerleyen dönemlerde hastalığın nüks etme olasılığının yüzde 90’lara kadar çıkabildiğini göstermektedir. Bu bilgi, hem hekim hem de hasta açısından son derece kıymetlidir. Çünkü hastalığın geri dönmesini beklemek yerine, risk daha oluşmadan önlem almak mümkün hale gelmektedir. Meme kanseri, kolon kanseri, akciğer kanseri ve böbrek kanseri gibi birçok solid tümörde MRD testleri giderek daha yaygın şekilde kullanılmaktadır. Ameliyatını olmuş, kemoterapi ve diğer onkolojik tedavilerini tamamlamış bir hastada “Bu hastalık gerçekten bitti mi?” sorusunun yanıtı artık yalnızca filmlerle değil, moleküler verilerle de değerlendirilmektedir. Hastalar yakından izleniyor ve tedavi planı şekillendiriliyor MRD’nin pozitif saptanması durumunda izlenen yol, klasik takip yaklaşımlarından farklılaşmaktadır. Bu hastalar daha yakından izlenmekte, kontroller sıklaştırılmakta ve gerekirse daha güçlü ya da farklı tedavi seçenekleri devreye sokulmaktadır. Amaç, olası bir nüksü klinik olarak ortaya çıkmadan yakalamak ve hastayı yeniden tam şifaya ulaştırmaktır. Günümüz onkolojisi artık yalnızca organ düzeyinde değil, gen ve molekül düzeyinde ilerlemektedir. Hangi hastanın daha yüksek risk taşıdığı, hangi tedaviden daha fazla fayda göreceği giderek daha net biçimde ortaya konabilmektedir. Bu yaklaşım, gereksiz tedavilerin önüne geçerken doğru hastaya doğru zamanda doğru tedavinin verilmesini sağlamaktadır. Nüksü engellemek çok önemli Kanser tedavisinde başarı artık yalnızca tümörü ortadan kaldırmakla sınırlı değildir. Asıl başarı, hastalığın geri dönmesini engellemekte yatmaktadır. MRD testleri, bu hedefe giden yolda hekimlerin elini güçlendiren, hastalara ise umut veren önemli bir gelişme olarak öne çıkmaktadır. Moleküler düzeyde yapılan bu değerlendirmeler sayesinde kanserle mücadelede daha bilinçli, daha güçlü ve daha erken adımlar atılabilmektedir. |
| Gönderen: haber 280 defa okundu |
| Son Haberler | |
| Demir Eksikliği Tedavisinde Süreklilik Önemli: Depolar Dolmadan Bırakmayın! | |
| Kanser Tedavisinde Görünmez Tehlike: MRD Testi ile Nüks Riski Önceden Saptanıyor | |
| 22 İlde MLKP Terör Örgütüne Büyük Operasyon: 96 Şüpheli Yakalandı | |
| Yeni Yıl İkinci Elde Yeni Rekorları Getirebilir: 2026’da Hedef 11 Milyon Satış! | |
| Çocuklarda Lenf Bezi Büyümesi: Hangi Belirtiler Kanser Habercisi Olabilir? | |
| Suriye’de Barış ve İstikrara Katkı Sunan Her Adım Bizim İçin Makbuldür | |
| Çocuklar Neden Yemek Seçer? Aile Terapisti Anila Çelik’ten Kritik Uyarılar | |
| Göklerde KIZILELMA heyecanı: Türkiye’nin insansız savaş uçağı 2026’da görevde | |
| Sosyal Belediyeciliğe EVET – Kamu Gücüyle Esnafla Rekabete HAYIR | |
| Reklam Var, Altyapı Yok: "Mış Gibi Belediyecilik" Eskişehir’i Susuz Bıraktı! | |