| 4.03.2026 |
İnşaat Firmalarının "Yol" İmtiyazı ve Altyapı TahribatıAşağı Söğütönü ve Yaşamkent’te Hizmet Krizi: "Belediye Değil, Şirketler mi Karar Veriyor?" Mahalle sakinlerinin en büyük şikayetlerinden biri, inşaat firmalarının kamusal yolları kendi depo alanları gibi kullanması ve belediyelerin bu duruma göz yummasıdır. Vatandaşın evinin önüne ağaç dikmesine "kamu alanı" diyerek izin vermeyen yerel yönetimlerin, firmaların yolları haftalarca kapatmasına ve asfaltı balçığa çevirmesine müdahale etmemesi, hizmette adaletsizlik algısını güçlendiriyor. Sathi kaplamanın bile yapılamadığı, elektrikli araçların patinaj çektiği bu yollar, sadece konforu değil, sürüş güvenliğini de ortadan kaldırıyor. Kesilmeyen cezalar, caydırıcılığın olmadığını ve bölge halkının yaşam kalitesinin "ticari kâr"ın gerisinde kaldığını gösteriyor. Eğitim Alanlarında "Acemi Sürücü" TehdidiBölgenin bir diğer kronik sorunu ise sürücü kurslarının yerleşim alanlarını, özellikle de okul bölgelerini kuşatmış olmasıdır. İçinde 7 adet okulun bulunduğu bir bölgede, acemi sürücülerin konvoy halinde gezmesi, ters yöne girmesi ve kavşakları kilitlemesi sadece trafik yoğunluğu değil, doğrudan çocukların can güvenliği sorunudur. Bölge ilk kurulduğunda boş olduğu için seçilen bu güzergahların, mahalle artık yerleşik bir nüfusa ve yoğun okul trafiğine sahip olmasına rağmen değiştirilmemesi, belediye ve trafik komisyonlarının güncel ihtiyaçları okuyamadığını ispatlıyor. Trafik Güvenliği ve "Gerek Yok" Denilen Işıklarİki ana bulvarın kesiştiği ve yaralanmalı kazaların yaşandığı bir noktaya "trafik ışığı" talebinin reddedilmesi, insan hayatına verilen değerin sorgulanmasına neden oluyor. Okul yolundaki bu riskin görmezden gelinmesi, mahallelinin her gün kaza korkusuyla sokağa çıkmasına yol açıyor. Daha da vahimi, kamu yararı gözetilerek yol ortasına konulan "babaların" bir işletme için kaldırılması ve otobüs güzergahının değiştirilmesi, yerel yönetimlerin kamu çıkarı yerine özel sektör çıkarını önceliklendirdiğinin en açık örneği olarak gösteriliyor. Yerel Yönetimlerin "Sorumluluk Paslaşması"Vatandaşın Büyükşehir ve Tepebaşı Belediyelerine yaptığı başvuruların "suçu birbirine atma" veya "çözdük" denilerek kapatılması, ancak sahada hiçbir değişikliğin olmaması, güven ilişkisini zedeliyor. Eskişehir’in merkezindeki o "modern şehir" imajı, Aşağı Söğütönü ve Yaşamkent gibi çeper mahallelerde yerini toz, çamur ve trafik keşmekeşine bırakmış durumda. Bölge halkı, sadece oy veren bir kitle olarak değil, vergisini verdiği hizmeti alan "eşit vatandaşlar" olarak muamele görmek istiyor. Siz Ne Düşünüyorsunuz? Aşağı Söğütönü ve Yaşamkent mahallelerinde yaşayan bir sakin olarak, sizin kapınızın önünde durum nedir? İnşaat çalışmaları veya sürücü kursları nedeniyle yaşadığınız benzer mağduriyetler var mı? Özellikle okul bölgelerindeki trafik güvenliği hakkında ne gibi önlemler alınmalı? Yorumlarınızı paylaşarak bu haklı tepkinin duyulmasına destek olabilirsiniz. |
| Gönderen: haber 270 defa okundu |
| Son Haberler | |
| Milletvekili Dönmez Kırsal Kalkınmanın Nabzını Tuttu: "Esnaf Güçlüyse İlçe Güçlüdür" | |
| Eskişehir’de Gönül Köprüsü: Üniversiteliler ve Gaziler İftarda Buluştu | |
| Okul Yollarında Sıkı Denetim: Eskişehir’de 73 Servis Aracına Ceza Yağdı | |
| Eskişehir’de Aranan Şahıslara Geçit Yok: Bir Ayda 591 Yakalama | |
| Valilik Meydanı’nda Yeşilay Seferberliği: "Bağımlılık İnsanı Köleleştirir" | |
| ETO ve TVF Arasında Dev Organizasyon Protokolü | |
| Eğitimde Afet Bilinci: AFAD ve MEB AKUB Ekiplerinden Uygulamalı Tahliye Eğitimi | |
| Eskişehir Çevre ve Şehircilikte Yeni Dönem: İl Müdürü Yalçın Göreve Başladı | |
| Şehir Güvenliği İçin Üst Düzey Toplantı: Trafik, Göç ve Asayiş Tedbirleri Değerlendirildi | |
| Anadolu Üniversitesi’nde Antik Çağ Esintisi: Kutsal Alanlar ve Sığınma Hakkı | |